NİZAMÜLMÜLK’Ü ANLAMAK

Selçuklu Veziriazamı, büyük devlet adamı Nizamülmülk’ü anlamak demek, 1000 yıllık tarihimizi yeniden yorumlamak demektir. Onu büyük yapan şey, askeri, siyasi ve ekonomik alanlarda Selçuklu Devletine kazandırdığı şeyler değildir. Onu büyük yapan şey, etkisi hala devam eden okul geleneğini dünyaya kazandırmasıdır.

Nizamiyye Medreseleri 1067 yılında kurulduğunda onun kendileri için ne kadar büyük bir tehlike içerdiğini o zamanki Batini hareketler, Şii örgütler anlamış olmalı ki kurulduğu gün bile açılmaması için tuzak kurmuşlar. Medreseye hoca olarak atanan o devrin büyük âlimlerinden Ebu İshak Şirazi okulun açılış günü verilecek ilk ders için gelmemiş. Okulun en baş hocası, açılış dersini verecek hoca derse gelmemiş; aranmış, her yere bakılmış ama bulunamamış.

Ebu İshak daha sonra ortaya çıkıyor ancak açılışa gelmeme sebebi çok ilginç. Ebu İshak evinden medreseye gitmek üzere çıkmış. Medreseye varmak üzereyken karşısına bir çocuk çıkmış. Çocuk “Ey İmam, sahiplerinden zorla alınan toprak üzerinde yapılan okulda sen nasıl ders vermeyi kabul edebilirsin?” deyince Ebu İshak’ın kafası karışmış. Medresenin arsası üzerine bir çocuk tarafından oluşturulan spekülasyona oracıkta kanmış. Medreseye gitmek yerine evine dönmüş ve kimse kendisini bulmasın diye de saklanmış.

Bu hikâyeyi aldığım Etüt yayınlarından çıkmış ‘Nizamiyye Medresesi’ kitabı yazarı M. Asad Talas, o devirde Bâtınilerin sık sık başvurduğu kara propaganda yöntemlerinden birinin Ebu İshak’a uygulanmış olabileceğini belirtiyor. Bir çocuk tarafından kandırılan Ebu İshak daha sonra ikna edilerek Medresede ders vermeye başlıyor.

Şia ve o devirdeki Batini hareketler Nizamiye Medresesiyle çok uğraşıyor. O devre kadar belli başlı âlimlerin etrafında halka olma şeklinde kendini belli eden okullar ilk defa Nizamülmülk tarafından programlı, düzenli ve belirli görevlilerce verilen sistemi ve amacı belirlenmiş, eğitim için yapılmış binalarda icra edilen eğitim kurumlarına dönüşüyor.

Nizamülmülk’e kadar devlet ya da özel şahıslar tarafından açılmış böyle bir okul modeli hiç uygulanmamış. Pek çok yerde özel şahısların gayretiyle, belirli hocaların ders vermesi şeklinde oluşan okul modelleri var ancak bunların ne müfredat programları, ne düzenli görevlileri, ne eğitimin amacı belli değildi. Çeşitli kütüphaneler, tercüme merkezleri, âlimlerin toplandığı çeşitli camiler toplumların ihtiyacı olan eğitimi karşılamaya çalışıyordu sadece.

Çocuklar camilerde açılan okullara gider, oralarda okuma yazma ve Kur’an öğrenirlerdi. Müstakil binası, sadece eğitim için görevlendirilmiş öğretmenleri ve yardımcıları, çeşitli diğer görevlileri, sınıfları, avlusu vs. ile bir yapı kompleksi ilk defa Nizamülmülk tarafından planlanıyor. Derslerin müfredatı ilk defa Nizamülmülk tarafından çıkartılıyor. Eğitimin amacı ilk defa Nizamülmülk tarafından ortaya konuyor.

Bütün bunlara baktığımızda O devre kadar dağınık şekilde uygulanan eğitim modellerinden farklı olarak çağının çok ilerisine giderek bir okul modeli ortaya koyması devrim niteliği taşımaktadır. Nizamiyye Medreseleri, niçin açıldıysa işte tam olarak o görevi yerine getiren okullar olmuştur.

İslam Dünyasını kasıp kavuran çeşitli sapık mezhep hareketlerinin kötü ve yıkıcı etkisinden tüm Müslümanları Nizamiye Medresesinin önderlik ettiği eğitim modeli kurtarmıştır. O gün en büyük etki ve politik gücü olan Şiiliğin gücünün kırılmasına neden işte bu Nizamiye Medreseleri modelidir.

Günümüzde yıkılmış, kendisinden hiçbir iz bulunamayan Nizamiyye Medresesinin kurucusu Nizamülmülk’ten öğreneceğimiz çok şey vardır. Onun ortaya koyduğu okul modeli doğuda ve batıda hala kullanılan okul modellerinin ilham kaynağıdır. Bugün yeniden bir eğitim krizi yaşıyoruz, yeni arayışlar içindeyiz. 1067 yılında ortaya konan medrese modeli ile Müslümanlar 19. yüzyılın sonlarına, hatta 20. yüzyılın başlarına kadar Dünyada ciddi hâkimiyet ortaya koydular. Müslümanların ortaya koyduğu okul modelini alıp geliştiren Batılılar, okul modellerini geliştiremeyen Müslümanlara galebe çalmışlardır.

Orduların aldığı zaferlerden çok, okullarda elde edilen başarı bir milleti ileri götürür. Bizi yeniden büyük yapacak şey okullarımızdır. Yeni çağda, yeni dünyada, artık yeni eğitim modeliyle, yeni eğitim felsefeleri ile yeni okullar ile ancak var olabiliriz. Vezir Nizamülmülk’ün baktığı yerden bakarsak belki ne yapmamız gerektiği konusunda ciddi fikirler yakalayabiliriz.

Mahir KILIÇOĞLU
Eğitimci
30 Ekim 2016 Pazar 22:59 http://www.kamuexpress.com/

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir